21 Ocak 2011 Cuma

herşey her yerde...

Bugün herşey her yerde, herkes her yerde, aklım hep başka yerde. Ama tam olarak nerde?!
Ara sıra böyle anlamsız yazılar yazabilirim, içinde benim bir sürü anlam yüklediğim kelimelerle birlikte. Bu yıl başaklar için sanatsal aktivite içinde olacak diyorlar. Sanat yönümü geçen yıl hiç ama hiç doldurmadım. Bir sürü küçük çizim, birkaç büyük çizimlerim dışında bir yılı aslında bomboş geçirdim. O çizimlerde haliyle son derece depresif, yalnızlık dolu oldular. Bu yıl karakalemin köküne inip ağır çalışmalar yapmayı düşünüyorum, daha özgün, daha damla olan. Belki ilerde paylaşabilirim azıcık azıcık çizimlerimi. Bu konuda evet kabul ediyorum, bir sır gibi kendime sakladım bu yönümü. Lisede beni yarışmaya sokmaya çalışan resim öğretmenim, bu yeteneği bana geçiren babam dışında pek kimse bilmez ne kadar iyi resim yapabildiğimi. Ben bile :) Kimseye göstermediğim için kapalı bir kutu bu yönüm.

Tabi bir de yazdığım minik hikayeler var, ki bunları bırakalı uzun zaman oldu. Hayal gücümü genişleten, geliştiren bu önemli iki şeyi bırakmam, aksatmam iyi olmadı bence.

Sanatla ilgili geçen yıl ne yaptım diye düşünüyorum. Bale, opera, tiyatro, sergi, müze, saray, bienal... 2010 da hayatımda yok denecek kadar vardı. Bir iki de konsere, festivale gittim. Bu yıl açığı kapatmam lazım.

Kafam o kadar karışık ki, yazmam yazmam yazmam lazım. Durmadan. Toparlayabilmem için herşeyi. Önümüzdeki birkaç günü kendime ayırmam lazım sadece. Çünkü görünen o ki etrafımda güvenebileceğim, anlatabileceğim, paylaşabileceğim pek kimse yok. Bu dünyaya hep yalnız geliyoruz, yalnız gidiyoruz. Ömür geçtikçe sanırım insan daha da yalnızlaşıyor. Fikirler değişiyor, hayatlar değişiyor, istekler amaçlar, gelecekler değişiyor. Bu da insanları en yakınlarından gitgide ayırıyor. Sanal dünya da bizi gitgide sanallaştırıyor. Ama elle tutulana bakınca yalnızız aslında çoğu zaman. Ki bu hiç sorun değil. İnsanoğlu herşeyi zamanla öğreniyor. Hemen hemen herşeyi. Bazıları çok zaman alıyor, bazıları saniyeler. Bazı şeylerde de zorunda bırakılıyorsun. En zoru da bu. Hayatının ucunda kenarında bile olmasını istemediğin şeylerle yaşamak zorunda bırakılıyorsun.

Neyse bırakalım bunları. Karışıklık nasıl gider ? Kırışıklık gibi bununda bir kremi olsa, sürsen çözülse herşey...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder